Allah'a Kul Olmak

Halil Kara


          Bakara suresi 21/22- Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratmış olan Allah'a kulluk ediniz ki; Allah'ın azabından korunabilesiniz. O ki, size yeri döşek, göğü tavan yaptı ve gökten su indirip onun aracılığı ile size rızık olarak topraktan çeÅŸitli Ã¼rünler çıkardı. O halde O'na bile bile eÅŸler koÅŸmayınız.

          Bu çaÄŸrı bütün insanları, gerek kendilerini ve gerekse daha önceki dönemlerde yaÅŸamış tüm insanları yaratan, bu yaratıcılıkta eÅŸsiz olduÄŸuna göre kulluÄŸun muhatabı olmakta da eÅŸsiz ve ortaksız olması gereken Allah'a kulluk etmeye davet ediyor. Bu ibadetin, insanlar tarafından ulaşılması ve gerçekleÅŸtirilmesi umulan somut bir amacı vardır. Bu amaç "ola ki, Allah'ın azabından korunabilesiniz, takva sahibi olabilesiniz" cümleciÄŸinde dile getiriliyor. Yani ola ki, o seçilmiÅŸinsanların, Allah'a kulluk eden insanların ve Allah'dan sakınan insanların oluÅŸturduÄŸu tabloda yeralırsınız. Yaratıcı Rabb'lerinin hakkını yerine getiren, gelmiÅŸ-geçmiÅŸ bütün insanlara gerek yerden ve gerekse göklerden rızık ve geçim kaynakları saÄŸlayan tek Allah'a -Ona eÅŸ ve ortak koÅŸmaksızın- tapan kimselerden olursunuz. "O ki, yeri size döşek yaptı" Bu deyim, yeryüzünde insanlığa rahat bir hayat ortamı saÄŸlandığını ifade eder. Gerçekten yeryüzü tıpkı yatak döşeÄŸi gibi rahat bir barınak ve koruyucu bir sığınak olarak hazırlandı. Ä°nsanlar uzun süreli bir birlikteliÄŸin yolaçtığı kanıksamanın etkisi ile yüce Allah'ın kendileri için hazırlamış olduÄŸu bu döşeÄŸin harikuladeliÄŸini unuturlar. Yeryüzünün hayat ÅŸartlarını saÄŸlayıcı, rahatlık ve geçim imkânlarıbağışlayıcı uyumunu hatırlarından çıkarırlar. Oysa, eÄŸer yeryüzünün bu uyumu, bu ahenkli bütünlüğü olmasaydı, insanlar bu gezegen Ã¼zerinde böylesine kolay ve güvenli biçimde yaÅŸayamazlardı. EÄŸer bu gezegende biraraya gelen hayat unsurlarından bir tanesi bile varolmasaydı insanlar, yaÅŸamlarını garanti eden bu uygun ortamın yokluÄŸunda varolamazlardı. EÄŸer çevremizi saran havanın herhangi bir elementi belirlenen orandan birazcık daha eksik bırakılsaydı, insanların hayatlarını sürdürecekleri varsayılsa bile mutlaka nefes alıp vermeleri son derece güçleÅŸecekti.

          "O ki, göğü sizin için tavan yaptı" Gökyüzüne bakıldığında bir binanın saÄŸlamlık ve uyumluluk özellikleri görülür. Ä°nsanın yeryüzündeki hayatı ve bu hayatın kolaylığı ile gökyüzü arasında sıkı bir iliÅŸki vardır. Gökyüzü; Ä±sısı ile, Ä±ÅŸÄ±ÄŸÄ± ile, gezegen ve yıldızlarının çekim gücüile, uyumlu yapısı ile ve yeryüzü ile arasında varolan diÄŸer iliÅŸkileri ile bu gezegende hayatın varolmâsına imkân hazırlar, buna yardımcı olur. Bundan dolayı, yaratıcının gücü, rızık vericinin sınırsız bağışlayıcılığı vurgulanırken ve yaratıkların yaratıcılarına kulluk etmelerinin gereÄŸi belirtilirken bu alemden sözedilmesi son derece yerindedir. ("O ki, gökten su indirip onun aracılığı ile size rızık olarak çeÅŸitli Ã¼rünler çıkardı"

          Kur'an-ı Kerim'in bir çok yerinde Allah'ın gücü ve nimetleri hatırlatılırken sık sık gökten su (yaÄŸmur) indirildiÄŸi ve bunun aracılığı ile yeryüzünde çeÅŸitli bitkiler yetiÅŸtirildiÄŸi vurgulanır. Gökten inen su, yeryüzündeki tüm canlıların en baÅŸta gelen hayat kaynağıdır. Her biçim ve düzeydeki hayatın varlığı, suyun varlığına dayanır. Nitekim yüce Allah ÅŸÃ¶yle buyuruyor: "Biz her canlı varlığı sudan yarattık" (Enbiya Suresi, 30 18) Su, ya doÄŸrudan doÄŸruya topraÄŸa karışarak çeÅŸitli bitkiler bitirmek suretiyle, ya tatlı sulu nehirler ve göller oluÅŸturarak, ya pınarlar halinde yeryüzüne fışkırarak, ya kazılmış kuyulardan alınarak, ya da artezyenler yolu ile tekrar yeryüzüne çıkarılarak canlılığın oluÅŸumuna ve devamına kaynaklık eder. )fizilal/ Yeryüzünde suyun son derece önemli olduÄŸu, insanların hayatında olaÄŸanüstü bir önem taşıdığı, her biçim ve düzeydeki canlılığın bu maddenin varlığına dayandığı tartışma götürmez bir gerçektir. Bu yüzden insanları rızık verici, engin bağışlayıcı ve yaratıcı Allah'a kul olmaya çağırırken bu gerçeÄŸe sadece iÅŸaret etmek, onu hatırlatmak yeterlidir. Kur'an-ı Kerim'in bu çaÄŸrısıyla, Ä°slâm düşünce sisteminin iki önemli ilkesi vurgulanıyor: Bu ilkelerden biri, varlık bütününün yaratıcısının tekliÄŸi ilkesidir ki, yukardaki çaÄŸrı ayetlerinin "sizi ve sizden öncekileri yaratmış olan Allah'a kulluk ediniz" cümlesinde ifade ediliyor. Bu ilkelerin ikincisi ise, evrenin birliÄŸi, birimlerinin uyumlu oluÅŸu, hayata ve insana elveriÅŸliliÄŸidir ki, bu ayetlerin "O ki, size yeri döşek, göğü tavan yaptı ve gökten su indirip onun aracılığı ile size rızık olarak topraktan çeÅŸitli Ã¼rünler çıkardı" cümlelerinde dile getiriliyor. Yani bu evrenin bir parçası olan yeryüzü, insan için döşenmiÅŸ ve onun bir baÅŸka parçası olan gök de belirli bir düzene göre kurulmuÅŸ ve canlılar rızıklansın diye çeÅŸitli Ã¼rünlerin yetiÅŸmesini saÄŸlayan su ile donatılmıştır. Bütün bunların bağışlayıcısı tek yaratıcı olan Allah'tır. "O halde, O'na bile bile eÅŸler koÅŸmayınız.

 

Kaynaklar

Elmalı.

Fizilal.

Mevdudi.

Kur'an yolu.

Yazarýn Eski Yazýlarý