Geçen gün yazdıklarımdan yola çıkarak, birileri benim AK Parti’yi bombaladığımı yazmış. Allahım, beni Müslümanlara, erdemli insanlar ve mazlumlara zarar verenlerden eyleme. KuÅŸkusuz ben de hata yaparım. Ben de her insan gibi aciz bir kul’um. Allah bizleri kula kul eylemesin.. EleÅŸtirmem gerektiÄŸinde sevgim bana engel olmasın, öfkelendiÄŸimde adaletsiz yapanlardan olmayayım.
Bugün yine bir mayınlı alana destursuz gireceÄŸim.. Kastım kimseyi üzmek deÄŸil. Ben, boÅŸa geçirecek bir saniye zamanımız, boÅŸa harcayacak bir kuruÅŸ paramız, gözden çıkarılacak tek bir insanımız olduÄŸunu düşünenlerden deÄŸilim.. Biliyorum, yine mayınlı alana gireceÄŸim.. Olsun! Ben bunları yazmazsam “ben” olmam. İçimizden birilerinin bunları yazması gerek..
Gül üzerinden birileri yanlış zamanda yanlış iÅŸler yapıyor. Tam da yaÅŸanan kriz sürecinde, “ErdoÄŸan’a Çankaya’ya git” deyip, Gül’ü karşısına çıkarmanın ne anlamı var. Bu tartışmanın kime ne faydası var.
O bitti, Ahmet Sever’in hatıratı çıktı.. Lütfen birileri, bizi birilerinin rakı masalarına meze yapmasın. Gül yayından önce kitabı gözden geçirmiÅŸ. Herhalde DoÄŸan da çıkacağını da biliyordu.. GeçmiÅŸte kalan birtakım tartışmalı konuların bugün yeniden ısıtılıp gündeme getirilmesi ister istemez bir polemiÄŸe ve birilerinin konuyu istismarına yol açacaktır. Bunun da kimseye faydası yoktur. Gül, karşı görüşlere cevap vermek konusunda yalnız kalabilir.
Mesela Çankaya anılarını neden Bahaddin Cebeci, bize yakın bir yayınevinde daha önce çıkarmadı. Cebeci, Gül’ün baÅŸdanışmanı idi. Aynı ÅŸeyleri o da biliyor. Cebeci İslami çevrede tanınan ciddiye alınan, ağırlığı olan bir isim.. EleÅŸtirisi olan Cebeci’ye ulaşırdı. Sever bu geri dönüşler için uygun bir isim deÄŸil.
Sever bir bürokrat, bir gazeteci. O kendi açısından doÄŸru bir tercih yaptı. Hakkı olan bir ÅŸey yaptı. Eski patronuna karşı da dürüst davrandı. EleÅŸtirim Sever ve yazdıkları ile ilgili deÄŸil. Yazar kendi penceresinden düşündüklerini ve yaÅŸadıklarını yazmış. Belki burada benim eleÅŸtirim kendimizle ilgili.. Sever’in yaptığını neden Cebeci yapmadı. Neden mesela Beyan, İnkılab yayınları deÄŸil de DoÄŸan. Bir de mütedeyyin bir yayıncının redaksiyonu daha iyi olmaz mı idi.. Ya da madem kitabın içeriÄŸini Gül onayladı, neden Vakıf yayınlarının ilk kitabı olarak basmadınız?. DoÄŸan’ın bahçesinden ErdoÄŸan’ın penceresine taÅŸ atmak hoÅŸ olmadı. “Bunu nereden çıkarttın” demeyin, malum media bunu böyle yansıttı, AK Parti çevresi de bunu böyle anladı.
Bu kitap daha piyasaya çıkmadan malum media nasıl da bu anlatılanlara sahip çıktı. Olayları kimler, nasıl çarpıtarak verdiler..
Åžimdi, ErdoÄŸan’la çalışan bir danışman da çıkıp, farklı bir pencereden aynı olayları yazacak olursa.. Ben yazmasın demiyorum ama, madem yazılıyor, keÅŸke anlatılanları, baÅŸbakanlıktan bir danışman da gözden geçirseydi, o iÅŸin farklı boyutları, farklı bir bakış açısından da anlatılabilseydi. Åžimdi ne olacak? Media önünde tartışacaksınız. İyi tartışın o zaman.. Birilerine malzeme olacağız.. Birileri de zaten bunu istiyor..
Sever’in kitabı, Bayan Gül’ün “intifada” çıkışına gönderme yapılarak, malum mediaya malzeme yapılıyor. İsrail’e karşı Kudüs müdafasının sembol kavramını kiÅŸisel hesaplaÅŸmaların adı yapmak, intifadanın ne olduÄŸunu bilenler için üzüntü verici olur. Ama öte yandan Hayrunnisa hanımın başörtüsü konusundaki kararlı tutumunu da, Gül’ün tezkere karşısındaki tutumunu da aynı ÅŸekilde not etmek gerekir.
Ya hu bu kitabı yayınlamak için biraz daha bekleyemez mi idiniz. Hele ÅŸu Ramazan geçseydi. Her iftar sofrasında bu konu konuÅŸulacak. Gül ÅŸimdi hangi iftara çaÄŸrılacak, iftar sofralarında bu konuda sorulara muhatap olursa ne diyecek. Kurucusu olduÄŸu, başına geçmesi konuÅŸulan partinin iftarına bile katılamayacaksanız, o zaman bunlar kime, neye hizmet ediyor. Sadece sizlere deÄŸil, sizi davet edecekler açısından da zor bir tercih sorunu çıkıyor. Gül’e de yazık ediliyor.. Gül de, Ekmel bey gibi harcanmaya çalışılıyor sanki. Kendi niye bu konuda birilerine açık kapı bırakıyor ki.. Gül’ün çevresinde kendini bu konularda uyaracak kimse yok mu AllahaÅŸkına.. Gül’e hatırlatmak gerek, gideceÄŸi yeri bilmeyen bir kaptana hiçbir rüzgar fayda saÄŸlamaz. Nereye niçin ve kimlerle gitmek istiyorsanız birlikte sahneye çıkmanız gerek. Yoksa yalnız kalırsınız. Siyaset “yalnız adam”ların baÅŸarabileciÄŸi bir iÅŸ deÄŸildir. O zaman kurtlar sofrasında üzerine oynanan politik bir figür durumuna düşersiniz. Başınıza bir sürü cin toplarsınız. Bu siyaset cinlerini toplamak kolaydır, ama onları dağıtmak zordur.
Sanki Gül sistemli bir şekilde yalnızlaştırılıyor ve belli bir kesime doğru itilmeye çalışılıyor.. Belli kesimlerden uzaklaştırılarak kuşatma altına alınmaya çalışılıyor sanki.. Bu kuşatma çabalarının başka yerlerde çevremizdeki diğer kişilere de uygulanmaya çalışıldığını görelim.. Bazan yanlış zamanlarda, yanlış yerlerde ve yanlış kişilerle, ulaşmaya çalıştığımız hedeflerden uzaklaşmakta olduğumuzu düşünüyorum. Ha bu bize ders olsun. Bari bundan sonra daha dikkatli olalım.
Selâm ve dua ile..
